MESCİD-İ NEBEVİ

artur-mescidinebevi8

Mescid-i Nebevi Peygamber Mescidi demektir. Resul-u Ekrem 24 Eylül 622 Cuma günü Medine’ye girdiğinde kendisini davet edenleri kırmamak için devesinin salıverilmesi ve onun çöktüğü yere en yakın evde konaklayacağını söylemiştir. Devesinin çöktüğü arsaya en yakın evde konaklayan Hz. Peygamber daha sonra bu arsayı satın alıp mescidin temelini atmıştır. 623 yılında taş temel üzerine tek sıra kerpiçten yapılmış ve çevre duvarları bir insan boyu yükseklikte, 1022 m² olarak inşası tamamlanan mescidin üstü açıktı. Basit ve sade, ancak son derece fonksiyonel olan Mescid-i Nebevi Müslümanların sayısının artmasıyla ihtiyaca cevap veremeyince 628 yılında genişletilerek 2433 m² ye ulaştı. Hz. Ömer tarafından 638 yılında, daha sonra 649′ da Hz. Osman döneminde genişletilerek yeniden inşa edildi. Osmanlı sultanı II. Mahmut zamanında 1817 de başlayan faaliyet sırasında Hücre-i Saadet üzerindeki kubbenin yerine taştan yeni bir kubbe yaptırıldı ve üstü kurşunla kaplatılarak yeşile boyandı. Sultan Abdülmecid zamanında 1850 -1861 yılları arasında Mescid-i Nebevi’ de gerçekleştirilen Osmanlı döneminin en büyük imar faaliyeti sonrasında alanı 10.939 m²’ ye ulaştı, zemini mermerle döşendi, kubbe kasnakları, duvarları, kapıları, mihrap ve sütunları kuşak halinde celi sülus tarzında ayetler, hadisler, Hz. Peygamber’ in ve mescidinin adı ve sıfatlarıyla bezendi.

Mescid-i Nebevi’ nin tarihindeki en büyük genişletme 1984-1994 yılları arasında gerçekleştirildi. Mescid’in alanı 98.326 m²’ ye ulaştı. Mescid’ in damında namaz kılınabilecek 67.000 m² lik kısımla birlikte toplam alanı 165.326 m² oldu. Mescidi kuşatan mermerle döşeli avlusu 235.000 m² olan Mescid-i Nebevi’ de aynı anda 650.000 kişinin ibadet edebileceği 400.000 m² lik bir alana ulaşıldı.

Vahyin en çok indiği mekanlardan biri olan Mescid-i Nebevi yeryüzünde ziyaret edilmeye değer üç mescidden biridir, bundan dolayı burada yapılan ibadet diğer mescidlerde yapılandan daha üstündür. Bu mescidde kılınan namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaptır.