>> ZİYARET YERLERİ

ARAFAT

artur_arafatARAFAT

Mekke’nin 21 km. doğusunda Taif dağ yolu  üzerinde ova görünüşünde düz bir alan olan Arafat, haccın en önemli rüknü olan vakfenin yapıldığı yerdir. Dünyanın dört bir yanından gelen insanların günahlarını itiraf ederek Allah’tan af dileyerek kulluklarını ve çaresizliklerini arz ettikleri, af dileyenlerin affedilmelerinden sonra günahlarından arındıkları yerdir. Doğudan batıya 6,5 km, kuzeyden güneye 11-12 km. uzunlukta olan bu sahanın tamamı 13,68 km2 dir ve kuzey kesiminde Arafat dağı olarak bilinen granit taşlardan oluşmuş Cebel-i Rahme bulunmaktadır. Arafat’ta vakfe zamanı arefe günün ( 9 Zilhicce ) güneşin zevalinden sonra başlar, ertesi gün şafak vaktine kadar devam eder.

MÜZDELİFE

artur_muzdelifeMÜZDELİFE

Toplam alanı 963 hektar olan ve günümüzde sınırları işaret levhaları ile belirlenen Müzdelife Mekke’ye 13 km. mesafededir. Hacda Arafat Vakfesinden sonra ikinci vakfenin yapıldığı bu yere “yaklaşmak, yakıştırmak ” anlamındaki bir kökten türeyen Müzdelife adının verilmesi, hac mevsiminde Arafat’tan inen insanların toplanarak dua ve vakfe ile Allah’a yaklaşmaları yahut bu yerin Allah’a yaklaştırmasından dolayıdır.

Hz. Peygamber Veda haccında Arafat vakfesinin ardından Müzdelife’ye gelip yatsı vaktinde akşamla yatsı namazını birleştirerek kıldırdı. Fecre kadar dinlendikten sonra erkence kalkıp sabah namazını kıldırdı ve Cenab-ı Hakk’ın emri doğrultusunda kıbleye dönüp tekbir ve tehlil getirdi, dua etti; oratlık ağarıncaya kadar vakfesini sürdürdü, güneş doğmadan Mina’ya hareket etti.

MİNA

artur_mekke-minaMİNA

Mekke ile Müzdelife arasında Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 km. kuzeydoğusunda ve Harem sınırları içinde bulunan Mina şeytan taşlama, kurban kesme , bayram günlerinde konaklama gibi hac ibadetlerinin yapıldığı yerdir.Buraya Mina adının verilmesi belirli rivayetler ile birlikte insanların bayram günlerinde burada toplanması ve Allah’a yaklaşıp azabından emin olma ümidiyle kurban kesmeleri gibi sebeplerle açıklanmıştır.Arafat ve Müzdelife gibi ortak bir ibadet mekanı olduğundan 812 hektarlık bir alanı kaplayan Mina’nın da özel bir mülkiyete konu olamayacağı Hz. Peygamber tarafından bildirilmiştir.

MESCİD-İ HAYF

artur_mescid-i-hayfMESCİD-İ HAYF

Mina’da birince cemrenin ( küçük şeytan ) hemen yakınında yer alan Mescid-i Hayf, Resul-u Ekrem’in Veda haccında çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerdedir. Resul-u Ekrem’in namaz kıldığı bu yerin etrafı daha sonra duvarla çevrilip mescid haline getirilmiştir. Abbasi halifesi Vasik Billah tarafından imar edilen mescid, daha sonraki devirlerde çeşitli İslam devleri ve Osmanlılar tarafından tamir edilmiş, Suudi hükümetlerinin yeni düzenlemeleri sırasında tamamen yıktırılarak ek binalarıyla birlikte 25 dönümlük arazi üzerine yeniden inşa ettirilmiştir. (1987)

SEVR DAĞI

artur_sevr-dagiSEVR DAĞI

Hz. Peygamberin Medine’ye hicret ederken gizlendiği mağaranın bulunduğu , Mesdi-i Haram’ın güneydoğusunda yer alan dağdır. 759 m. Yükseklikte olan Sevr dağı Mescid-i Haram’a 3 km. uzaklıktadır. Resul- u Ekrem Hz. Ebu Bekir ile birlikte gece yarısı yola çıkarak Sevr dağına ulaştı ve bir mağaraya gizlendi. Burada kaldıkları sürece Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdullah geceleri gelerek elde ettiği bilgileri kendilerine aktardı. Hz. Peygamber’i öldürme kararını uygulamakla görevlendirilenler bütün çevreyi aradılar, hatta Sevr dağındaki mağaranın önüne geldilerse de rivayete göre bir örümcek mağaranın ağzına ağ örmüş olduğu için içeriye bakmadan döndüler.

CİN MESCİDİ

artur_cin_mescidiCİN MESCİDİ

Mescid-i Cin Mekke mezarlığı Cennet-ül Mualla’nın yakınında ve Haremi Şerif’in yaklaşık 2 km kuzeyinde şehre hakim bir tepenin üzerinde yer alır. Hz. Peygamber değişik zaman ve mekanlarda cinlere vahiy tebliğ etmek için Kur’an okuduğu yerlerden biridir. Daha sonra burada inşa edilen mescide Cin Mescidi adı verilmiştir.

CEMARAT

artur_cemarat2CEMARAT

Hacıların kurban bayramı günlerinde Mina’da attıkları küçük taşların her birine ve bu taşların atıldığı üç ayrı yere cemre denir ( çoğulu : cemarat ). Hz. İbrahim’in Kabe’nin inşasını tamamladıktan sonra Cebrail’in yol göstermesiyle ilk haccını yaptığı ve oğlu İsmail’i kurban etmeye götürdüğü sırada kendisini Alla’ın emrini yerine getirmekten alıkoymak isteyen şeytanı bu üç yerde taşladığı rivayeti hadis kitaplarında yer alır. Hz. Peygamber de Veda haccı sırasında bu cemrelere taş atmış ve özellikle bu esnada hac ibadetinin yapılış şeklinin kendisinde öğrenilmesini istemiştir. Hadislerde bu uygulamanın Hz. İbrahim’in sünnetine dayandığı açıkça belirtilir ve sembolik olarak şeytanın taşlandığına vurgu yapılır. Şeytan taşlama diye adlandırılan bu atışlar insanları daima günaha sokmaya çalışan şeytana karşı bir tür tepki ve direnmeyi temsil eder.

NUR DAĞI ( Hira )

artur-hiradagiNUR DAĞI ( Hira )

Mekke’nin kuzeydoğusunda Kabe’ye yaklaşık 5 km. uzaklıkta, içinde Hz. Peygambere ilk vahyin geldiği mağaranın yer aldığı dağdır. Dağın Cebelinur ( Nur dağı ) diye anılması, insanlara en doğru yolu gösteren vahiy nurunun bu dağdaki bir mağaraya inmesinden dolayıdır. Hz. Peygamber özellikle peygamberliğin ilk müjdeleri olan rüyalar gördüğü altı ay içerisinde yalnız kalmak istiyor ve bu mağarada düşüncelere dalıyordu.Kırk yaşına bastığı 610 yılı Ramazan ayının Kadir Gecesi sabaha karşı daha önce karşılaşmadığı Cebrail ilk defa Hira’ da, bütün ufku kaplamış ve bir taht üzerinde oturmuş halde Resul- Ekrem’e asli suretinde görünmüş ve Alak suresinin ilk beş ayetinden oluşan ilk vahyi getirmiştir. Resul- Ekrem’in Hira dağında geçirmiş olduğu inziva hayatının ve peygamberlik görevinin burada başlamasının hem şahsı hem de Müslümanlar için önemi büyüktür.

AKABE

artur-akabeAKABE

Medine’li Müslümanlarla Hz. Peygamberin buluştuğu yer Mescid-i Haram’a yaklaşık 3 km. uzaklıkta ve Mina’da Cemretül-akabe’ye yakın etrafı tepelerle çevrili küçük, kuytu bir vadidir.Hz. Peygamber, ticaret, hac ve umre maksadıyla Mekke ve çevresindeki panayırlara gelenlere İslam davetini ulaştırmak için büyük çaba gösteriyordu. Bunlar arasında en verimli sonucu Medine halkıyla kurulan temaslardan elde etmişti. 621 yılında oniki kişi Resulullah’la Akabe’de gizlice buluştuğunda Medine’liler Allah’a ortak koşmayacaklarına çocuklarını öldürmeyeceklerine, birbirlerine itirafta bulunmayacaklarına, Resulullah’ın emirlerine uyacaklarına söz verip biat ettiler. 622 yılı hacdan sonra Medineli 75 müslüman Akabe’de Hz. Peygamber ile yine gizlice buluştular. Medineliler hicret ettiği takdirde Hz. Peygamberin kendisini, Mekkeli müslümanları kendi canlarını, çocuklarını kendi çocukları gibi koruyacaklarını, her şartta kendisine itaat edeceklerini, iyiliği emredip kötülüğü önlemeye çalışacaklarını, kimseden çekinmeden hak ve doğruluk üzere olacaklarına dair söz verdiler. Tarihteki bu iki olaya 1. ve 2. Aabe adı verilir. Bugün Akabe biatının anısına inşa edilmiş bir mescid bulunmaktadır. İlk defa Abbasi halifelerinden Ebu Cafer el-Mansur tarafından yaptırılan ve birçok kez tamir gören bu mescid Osmanlı mimari izlerini taşımaktadır ve iki tane kitabesi vardır

MEDİNE TREN İSTASYONU

artur_medine_tren_istasyonuMEDİNE TREN İSTASYONU

1900 yılında yapımına başlanan ve 1908′ de Medine’ ye ulaşan Hicaz demiryolu ile Medine-İstanbul arasında bağlantı kurulmuştur. 1. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinin ardından Hicaz demiryolu atıl hale gelmiştir. Bugün yeniden canlandırılmaya çalışılan Hicaz demiryolunun son durağı olan Medine’deki istasyon binasıyla yanındaki Osmanlı tarzı cami hala ayaktadır.